...

Erdem, AKÇA Projesi kapanış toplantısına katıldı

23.06.2017

Okunma Sayısı:18

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, teknolojik ve katma değeri yüksek üretimin önemine değinerek, “Bu işin olmazsa olmaz şartı; bu ürünlerin üretimini, mesleki standartlara haiz, kalifiye, mesleki eğitim almış, elinde Mesleki Yeterlilik Sertifikası olan elamanlara sahip olmaktır.” dedi.AB ve Türkiye tarafından finanse edilen ÇSGB AB Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığının Sözleşme Makamı ve Program Otoritesi olduğu “Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Hibe Programı kapsamında, Müteşebbis Gelişim Vakfı (MESVAK) ve Teknik Eğitim Vakfı (TEKEV) ortaklığı ile yürütülen AKÇA Projesi kapanış toplantısı düzenlendi. Başkent Öğretmenevinde düzenlen projenin kapanış toplantısında konuşan Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, projenin hayata geçirilmesinde emeği geçenleri tebrik etti.

AKÇA Projesi’nin amaç ve uygulama sonrası çıktılarını incelediğini belirten Erdem, “Bugün Türkiye’de ihtiyacımız olan kayıtlı İstihdamın artırılması, çalışanların korunması, sosyal güvenlik içerisinde geleceklerine güvenli yol almaları bu projede model bir amaç olarak hedeflenmiştir. Proje süresinde; mesleki ve teknik eğitimler verilmiş, üç sektör araştırması yapılarak sosyal analiz raporu yayınlanmıştır. Bence daha önemlisi sektör firmaları arası işbirliği imkânlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar olmuştur.” dedi. Üretimde mesleki eğitim almış elamanlara sahip olmanın önemi Teknolojik değeri yüksek, katma değeri yüksek, ihracat edilme değeri yüksek mal üretmenin önemine değinen Erdem, “Bu işin olmazsa olmaz şartı; bu ürünlerin üretimini, mesleki standartlara haiz, kalifiye, mesleki eğitim almış, elinde Mesleki Yeterlilik Sertifikası olan elamanlara sahip olmaktır. Kalifiye ara elamana sahip olmaktır. İsabetle Mesleki Yeterlilik Kurumu yetkililerimiz burada. Uluslararası mesleki yeterlilik ve kalifikasyonunun önemini hepimiz kabul etmek durumundayız. Üreten Türkiye; hammaddeden mamul maddeye kadar, çalışanının yeterlilik sertifikasından, imalat siciline, ürün siciline kadar üretimin her safhasını belgelemek durumundadır. Dünya ticaretinde rekabet şartları gözükmediği kadar acımasızca sürmektedir. Türkiye bunların dışında kalamaz. Kalma lüksü ve mazereti de yoktur.” değerlendirmesini yaptı. İbni Sina’nın “İlim ve sanat takdir edilmeyen yerden göç eder” sözünü aktaran Erdem, “Türkiye birçok tıp ve teknik alanda beyin gücünü yurt dışında çalıştırıyor. Kendi insanımıza sahip çıkma noktasında Hükümet olarak da kararlılığımız var.” Eğitim düzeyi arttıkça kayıt dışı istihdam azalıyor MEB Strateji Geliştirme Başkanı Nurettin Konaklı da, projenin hedef kitlesi olarak; turizm, hizmetler, motorlu araçlar, elektrik-elektronik cihazları ve makina sanayindeki işletme sahipleri ve bu sektörlerde çalışanlar olarak belirlendiğini söyledi. Yapılan araştırmalarda; kayıt dışı istihdam ile örgün ve yaygın eğitim almış olma arasında önemli bir ilişki bulunduğunu belirten Konaklı, “Eğitim düzeyi arttıkça kayıt dışı istihdam azalmakta, eğitim düzeyi düştükçe kayıt dışı istihdam artmaktadır. TUİK verilerine göre okuma yazma bilmeyenlerde kayıt dışı istihdam oranı yüzde 88,9 iken genel lise mezunlarında bu oranın yüzde 20,2’ye, yükseköğretim düzeyinde ise yüzde 5,7 seviyesine indiği görülmektedir. Bugün kapanışını yaptığımız bu gibi projelerin kayıt dışı istihdamın önlenmesinde çok önemli bir işleve sahip olduğunu söyleyebiliriz.” dedi. Kayıt dışı istihdamla iş yapanların, aynı zamanda haksız rekabete yol açtıklarını dile getiren Konaklı, “Dürüst, vergisini ödeyen, çalışanının sosyal güvencesini ihmal etmeyen işvereni mağdur etmektedir. Daha önemlisi mevzuata uyan vatandaşların devlete olan güvenleri sarsılmaktadır. Ancak dürüst çalışanlarımızın ve işverenlerimizin çoğunluğu oluşturması bize güç vermektedir.” diye konuştu. Kayıt dışılıktaki bir puanlık artışın, devlete maliyetinin 2 milyar lira olduğunu söyleyen Konaklı konuşmasına şöyle devam etti: Bugün yüzde 32’lerde olan kayıt dışılığın devlete maliyeti 60 milyar liradır. Türkiye 15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra, demokrasiye sahiplikte olduğu gibi, toplumsal beraberliğin her alanında, özellikle kayıt dışı istihdamla mücadele de devletinin yanında olduğuna inanıyorum.”

Geri Dön